11 Şubat 2019 Pazartesi

Evrene Mesaj

Sevgili Evren,
 
Sana karmaşık mesajlar göndermek istemiyorum. Bugün dolmuşta camdan bakarken şehirden gitme isteğimi (1 dakika da olsa) sorguladığımın farkındayım. Ankara'da olmayı, parkın yanındaki dondurmacıyı, hareketliliği, sinemayı, arkadaşlarla mekanlarda oturmayı bırakmak isteğimden emin olamadım. Peki böylece yerle bir mi oldu dileğim için inşa ettiğimiz yapı? Olmasın. Gitmek istiyorum hala, ama belki geri de dönmek istiyorum, olamaz mı? 

Olayı netleştirelim hadi. Önce gideyim, dinleneyim, toparlanayım, onu da tadayım. Sonra dönebilirim de kalabilirim de. Ama denememiş olmayı asla istemem. Yaman okula başlamadan hemen önce gitsek mesela, çocuğum okulu orada okusa, dilediğince bahçelerde denizlerde oynasa. Anne-babasının evde olamama üzüntüsünü yaşamasa, akşamları kreşte boynu bükük beklemese, trafik, kirlilik, gürültü çilelerini çekmese. Sonra belki o üniversiteye başladığında geri döneriz. Hem burada evimiz de olur hazırda, girer misler gibi otururuz. Kışın Ankara yazın güney yaparız belki. 

Ankara'dan gitme isteği baki, geri dönme hakkım da saklı. 

Benim asıl istediğim şu işi gücü, koşturmayı bırakmak. Ayaklarımı sürüyerek işe gidip, insanlara zoraki gülmeyeyim, gençliğimi harcamayayım daha fazla ne olur. Kendime bolca vakit ayırayım, kitaplar okuyayım, istediğim bir bölümde öğrenci olayım belki. Çocuğuma kahvaltı ettirip okula göndereyim, döndüğünde onu evde karşılayayım istiyorum. Günün yorgunluğumdan baş dönmesinden evime enerjimin kalmaması çok ağırıma gidiyor, anlıyor musun? 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder